İleri Jinekolojik Ultrasonografi ile Tanı

İleri Jinekolojik Ultrasonografi ile Kesin Tanı

İleri ultrasonografi teknikleri ile detaylı jinekolojik değerlendirme.

3 dk okuma

İleri jinekolojik ultrasonografi; rahim, rahim içi boşluk, rahim duvarı ve yumurtalıkların ayrıntılı olarak görüntülenmesini sağlayan önemli bir değerlendirme yöntemidir. Özellikle infertilite araştırmalarında ve tüp bebek sürecinin planlanmasında transvajinal ultrasonografi (TVS) ile 2D, 3D veya gerekli durumlarda 4D görüntüleme tekniklerinden yararlanılabilir.

Ultrasonografi sayesinde rahmin anatomik yapısı, yumurtalıklar, antral folikül sayısı ve rahim duvarı gibi üreme süreci açısından önemli yapılar aynı değerlendirme sırasında incelenebilir. 3D görüntüleme ise özellikle rahim şeklinin ve rahim içi boşluğun daha ayrıntılı değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

İleri Jinekolojik Ultrasonografi (Transvajinal Ultrason) Nedir?

Transvajinal ultrason, yüksek frekanslı ses dalgalarından yararlanılarak rahim ve yumurtalıkların vajinal yoldan görüntülenmesini sağlayan ultrason yöntemidir. Prob incelenen organlara daha yakın olduğu için pelvik bölgenin ayrıntılı görüntülerinin elde edilmesine olanak tanır.

Pelvik ultrason karın üzerinden veya transvajinal yolla yapılabilir. Transabdominal görüntüleme daha geniş bir pelvik alan sunarken transvajinal ultrason rahim, rahim duvarı ve yumurtalıkların daha detaylı incelenmesini sağlayabilir. 3D ultrasonografi ise standart iki boyutlu görüntülere ek olarak rahmin farklı düzlemlerde ve hacimsel olarak değerlendirilmesine yardımcı olur. Özellikle doğuştan gelen rahim şekil farklılıklarının incelenmesinde 3D transvajinal ultrason önemli bir görüntüleme yöntemi olarak kabul edilir.

Jinekolojik Ultrason Muayenesi Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Jinekolojik ultrasonun zamanlaması incelemenin amacına göre belirlenir. Yumurtalık rezervinin değerlendirilmesi, adet döngüsünün takip edilmesi, rahim yapısının incelenmesi veya tüp bebek sürecindeki kontroller farklı zamanlarda yapılabilir.

Transvajinal ultrason sırasında üzeri koruyucu kılıfla kaplanan ince bir ultrason probu vajinaya dikkatli biçimde yerleştirilir. Prob aracılığıyla elde edilen görüntüler ekrandan değerlendirilir. İşlem genellikle kısa sürer ve radyasyon içermez.

Muayene Öncesi Hazırlık (İdrara Sıkışık Olmak Gerekir mi?)

Hazırlık yöntemi ultrasonun türüne göre değişir. Karın üzerinden yapılan pelvik ultrasonda mesanenin dolu olması görüntülemeyi kolaylaştırabilir. Bu nedenle işlem öncesinde su içilmesi istenebilir. Transvajinal ultrasonda ise çoğunlukla mesanenin boş olması tercih edilir. Karın üzerinden ve transvajinal görüntüleme birlikte yapılacaksa önce dolu mesaneyle görüntü alınabilir, ardından transvajinal değerlendirme öncesinde mesanenin boşaltılması istenebilir.

Tüp Bebekte Neden 2. veya 3. Gün Ultrasonu Yapılır?

Adet döngüsünün 2. veya 3. gününde yapılan ultrason, yumurtalıkların erken foliküler dönemde değerlendirilmesine yardımcı olur. Bu dönemde yumurtalıklardaki antral foliküller sayılabilir ve yumurtalık rezervi hakkında klinik değerlendirmeye katkı sağlayan bilgiler elde edilebilir. Transvajinal ultrason, antral foliküllerin sayı ve boyutlarının değerlendirilmesinde kullanılan temel yöntemlerden biridir. Ultrason bulguları gerektiğinde yaş, AMH gibi diğer yumurtalık rezervi göstergeleri ve kişinin klinik özellikleriyle birlikte yorumlanır.

İleri Düzey 3D/4D Ultrason ile Hangi Hastalıklar Tespit Edilir?

3D/4D jinekolojik ultrasonografi rahim ve çevresindeki yapıların ayrıntılı incelenmesine yardımcı olabilir. Görüntüleme sırasında rahim şekil farklılıkları, miyomlar, endometrial polipler, adenomyozis düşündüren bulgular ve yumurtalıklardaki çeşitli yapısal değişiklikler değerlendirilebilir.

Ultrason bulguları her zaman tek başına kesin bir klinik sonuca ulaşmak için yeterli olmayabilir. Şüpheli bir bulgu saptandığında kişinin durumuna göre ek görüntüleme veya ileri değerlendirme yöntemleri gerekli görülebilir.

3 Boyutlu (3D) Görüntülemenin Klasik Ultrasona Üstünlüğü

Standart 2D ultrasonda rahim farklı kesitler üzerinden değerlendirilirken 3D ultrason, rahmin üç farklı düzlemde ve hacimsel olarak görüntülenmesine olanak sağlar.

Özellikle rahmin dış konturu ile rahim içi boşluğun birlikte değerlendirilmesi, septum gibi doğuştan gelen rahim şekil farklılıklarının birbirinden ayrılmasında avantaj sağlayabilir. ASRM, rahim şeklinin değerlendirilmesinde 3D transvajinal ultrasonu uygun bir ilk basamak noninvaziv görüntüleme yöntemi olarak belirtmektedir.

Rahim Anomalileri (Septum vb.) ve Rahim Duvar Kalınlığı Ölçümü

3D ultrasonografi rahimde septum, bikornuat uterus gibi doğuştan gelen şekil farklılıklarının değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Rahim boşluğunun yanı sıra dış rahim konturunun da görüntülenebilmesi, bazı anomalilerin birbirinden ayrılmasını kolaylaştırır.

Ultrason sırasında rahim duvar kalınlığı da ölçülebilir. Tüp bebek sürecinde rahim duvar kalınlığı ve görünümü, embriyo transferi öncesinde takip edilen parametreler arasında yer alır. Ancak tek başına rahim duvar kalınlığı gebelik sonucunu belirleyen bir ölçüt değildir.

Ultrasonda rahim içi boşluğa ilişkin daha ayrıntılı değerlendirme gerektiğinde histeroskopi, pelvik yapıların farklı bir yöntemle incelenmesinin gerekli olduğu durumlarda ise laparoskopi ilgili tedavi sayfalarından incelenebilir.

Rahim Filmi (HSG) ile 3D Ultrason Arasındaki Farklar Nelerdir?

HSG ve 3D ultrason farklı özellikleri değerlendiren görüntüleme yöntemleridir. Bu nedenle birbirlerinin doğrudan alternatifi olarak görülmemelidir.

HSG ve 3D ultrason yöntemlerinin karşılaştırması
ÖzellikHSG3D Ultrason
Temel değerlendirmeRahim içi boşluk ve tüplerin açıklığıRahim, rahim duvarı ve yumurtalık yapısı
Kullanılan yöntemKontrast madde ve X ışınıSes dalgaları
Rahim şekliRahim içi boşluğu gösterirİç ve dış rahim konturunu değerlendirebilir
Tüplerin açıklığıDeğerlendirilebilirStandart ultrasonda doğrudan belirlenemez
Yumurtalık değerlendirmesiTemel amacı değildirAyrıntılı olarak değerlendirilebilir

HSG özellikle fallop tüplerinin açıklığının araştırılmasında önemli bir yöntemdir. 3D ultrason ise rahmin anatomik yapısını ve doğuştan gelen şekil farklılıklarını ayrıntılı biçimde değerlendirmede avantaj sağlayabilir. Örneğin HSG, septat (rahimde perde) ve bikornuat uterus (çift rahim) ayrımında tek başına yeterli olmayabilirken 3D ultrason bu ayrım için daha ayrıntılı bilgi sağlayabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Genellikle ağrılı değildir ancak hafif rahatsızlık hissedilebilir. Ultrason ses dalgalarıyla çalışır ve radyasyon içermez.

Genellikle açlık gerekmez. Mesanenin dolu veya boş olması ise yapılacak ultrasonun türüne göre değişir.

Evet. Gerektiğinde transvajinal ultrason adet döneminde de yapılabilir.

Standart ultrason tüplerin açıklığını doğrudan göstermez. Bunun için HSG gibi ek yöntemlerden yararlanılabilir.

Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçin

Detaylı bilgi almak için uzman kadromuz sizinle en kısa sürede iletişime geçecek.

Tüp Bebek Süreci

Tüp bebek tedavisi dört aşamadan oluşur. Bu basamaklar şu şekilde sıralanabilir: 1. Çiftin değerlendirilmesi, muayene, tetkikler ve tedavi protokolünün belirlenmesi: Çiftin değerlendirilmesi sırasında hastanın şikayetleri, özgeçmiş ve soy geçmişine ait özellikler, infertilitenin sebebine yönelik faktörler sorgulanır. Ultrasonografide üreme organları, rahim ve yumurtalıkların yapısı ile komşu organlarda yer alabilecek hastalıklar veya değişiklikler tanımlanarak infertilite ile ilişkisi araştırılır. Tedaviye engel teşkil eden veya tedavide başarı şansını azaltan bir problem saptanır ise önce bu problemin çözümü yoluna gidilir. Ultrasonografi sırasında, ileride uygulanacak olan tedavinin seçiminde ve tedavinin başarı şansının belirlenmesinde önemli rol oynayan "yumurtalık rezervi" değerlendirmesi yapılır. Bunlara ek olarak bir gebelik için hazırlık yapıldığı düşünülerek, gebeliği olumsuz yönde etkileyebilecek bazı hormonal, metabolik ve viral hastalıkların varlığı, bağışıklık durumu araştırılır. 2. Yumurtalıkların verilen ilaçlarla uyarılması: Tedavinin en önemli basamağını oluşturmaktadır. Yumurtalıkların uyarılması sırasında hastaya hangi tedavi rejiminin uygulanacağı, hasta yaşı, ultrasonografide yumurtalıkların görünümü, hormon sonuçları ve daha önce tüp bebek uygulanmış hastalarda bir önceki dönemdeki tedavi yanıtına göre belirlenir. Bu tedavinin belirlenmesinde hekimin deneyimi tedavinin sonucunu doğrudan etkilemektedir. 3. Yumurtaların toplanması: Anestezi altında vajinal yoldan uygulanacak ultrasonografi kılavuzluğunda, ince bir iğne ile yumurta hücresini barından foliküllerden yumurtalar aspire edilerek vücut dışına alınır. 4. Embriyo transferi: Laboratuvarda takip edilen embriyoların (döllenmiş yumurtaların) arasından en iyi 1 veya 2'si seçilerek ince bir kateter yardımı ile rahim içerisine yerleştirilir. Bu işlem basit bir muayene gibi olup anestezi gerektirmez.

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütme sürecine başlamak için ideal zaman adet kanamasının ikinci veya üçüncü günüdür. Ancak bu mutlak bir zorunluluk değildir. Bazı özel şartlar varlığında adet döngüsünün herhangi bir döneminde de yumurta büyütme ilaçlarına başlanabilir.

Yumurtalıkların uyarılması yaklaşık 8 ila 14 gün sürmekle birlikte bazı durumlarda daha kısa ya da daha uzun sürebilmektedir. İçinde olası yumurta barındıran foliküllerin büyümesi ultrasonografi ile izlenir. İzlemler bir tedavi süresince 4-5 defa tüp bebek merkezine gelmeyi gerektirecektir. Ultrasonografiye ek olarak bazı kadınlarda hormon takibi de yapılabilir. Bu hormonlar östrojen, progesteron ve LH ve bazı durumlarda FSH'dır. Foliküller arzu edilen büyüklüğe ulaştığında içlerindeki yumurtaların son olgunluklarına kavuşturulması amacıyla HCG veya GnRH analogları olarak tanımlanan olgunlaştırma iğneleri uygulanır ve bazı özel durumlar hariç genellikle 34-38 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.

Yumurta toplama (OPU) işlemi genellikle yüzeyel anestezi altında gerçekleştirilen folikül sayısına göre değişmekle birlikte yaklaşık 15-30 dakika süren bir işlemdir. Eğer yumurtalıkların yanıtı kısıtlı ise ve az sayıda yumurta elde edilmesi öngörülüyorsa işlem lokal anestezi ile uyanık halde de gerçekleştirilebilir. İşlem sonrası yaklaşık 1-2 saatlik bir gözlem ve takibin ardından eve dönülebilir.

Yumurtalar toplandıktan sonra sperm ile yumurtaların dölleme işlemi gerçekleştirilir. Ardından embriyolar laboratuvarda özel kültür ortamlarında 3-5 gün, bazı durumlarda 6-7 gün süre ile takip edilir. Laboratuvar ortamında değerlendirilen ve transfer edilmesine karar verilen embriyoların transferinden sonra arta kalan dondurabilecek iyi kalitede embriyolar varsa, ilerleyen dönemde transfer edilmek üzere dondurularak saklanabilir.

Türkiye'de transfer edilebilecek embriyo sayısı yönetmelikler ile belirlenmiş olup, 35 yaşın altındaki kadınlarda ilk 2 deneme için 1 embriyo ile, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ise en çok 2 embriyo ile kısıtlanmıştır. Hiçbir koşulda 2 embriyodan fazlasına izin verilmez.

Tüp bebek tedavisi süresince yumurta büyütme aşamasında yumurta gelişiminin monitörizasyonu ve doz ayarlaması için ultrasonografi ve kan testleri yapılır. Bu takipler için tedavi sürecinde ortalama dört veya beş kez hastaneye gelmek gerekir. Takipler süresince hastanede geçirilen zaman kısa olduğu için günlük hayat ve iş temposu etkilenmeden gerçekleştirilebilir.

Başarı Oranları

Başarının en güncel ölçütü başlatılan tüp bebek denemesi başına elde edilen ve sağlıklı tek bir bebeğin canlı doğum oranıdır. Çoğul gebelikler günümüzde riskli gebelikler olarak kabul edilip, embriyoların mümkün olduğunca tek tek transfer edilmesi dünyada genel bir eğilim haline gelmiştir.

Tüp bebekte başarı şansını belirleyen pek çok değişken vardır ancak bunların içinde en önemlileri kadın yaşı ve yumurtalıkların kapasitesidir. Genç ve yumurtalık kapasitesi yüksek olan kadınlarda toplam gebelik oranı diye tabir edilen bir yumurta toplama işleminden elde edilen tüm embriyoların sırası ile transfer edilmesi sonrasında doğum ile sonuçlanan gebelik oranları daha yüksek iken kadın yaşının 40'ın üzerinde olduğu durumlarda doğum ile sonuçlanan gebelik oranları düşmekte ve 45 yaşından sonra ise çok düşük değerlere ulaşmaktadır. Bu sonuçlar ne yazık ki takviyeler veya yumurtalık içine uygulanan 'gençleştirici' ajanlarla değişmemektedir. AMH yumurtalık rezervini gösteren en güvenilir belirteçlerin başında gelmektedir. Düşük bir AMH düzeyi gebelik olur veya olmaz diyememekle beraber yumurta toplama işleminde çıkacak yumurta sayısının az olacağına işaret eder. Sperm kalitesi de embriyo kalitesini ve gebelik şansını doğrudan etkileyen bir faktördür. Menide çok az sayıda sperm varlığında veya testislerden sperm elde edilmesi gerektiği durumlarda embriyo gelişimi olumsuz yönde etkilenmektedir.

Yumurtalık rezervi tecrübeli bir hekimin vajinal yol ile yapacağı bir ultrasonografi incelemesinde yumurtalıkların içerdiği antral folikül sayısı ve bu foliküllerin dağılımının değerlendirilmesi ile belirlenir. İlerleyen yaş ile birlikte yumurta havuzunda kayıp olmakta, buna paralel olarak yumurtalık hacminde küçülme, antral folikül sayısında azalma olmaktadır. Ultrasonografiye ek olarak anti-Mullerian hormon (AMH) yumurtalık kapasitesini en iyi yansıtan belirteçtir. Düşük AMH değerleri tedavide yumurtalıklardan alınan yanıtın düşük olacağını öngörerek tedavi protokolünü bu duruma göre şekillendirmemizi sağlar.

Daha önce başarısız IVF denemesi olan hastalarda bir sonraki tedavide başarı şansını belirleyen en önemli faktör ilk tedavideki yumurtalık yanıtı ve embriyo kalitesi bilgisidir. Yeni bir tedavi planlanırken önceki tedavi sürecinde elde edilen veriler göz önüne alınarak yumurtalıklardan en sağlıklı ve en iyi sayıda yumurtanın nasıl elde edilebileceği planlanır. Az yumurta eldesi veya kötü kalitede embriyo gelişimi öyküsü hasta ile ilişkili sebeplerden kaynaklanabileceği gibi uygulanan tedavi protokolü ve ilaç dozları, laboratuvar koşulları ile de ilişki gösterebilir. Başarı elde edilememesinin diğer nedenleri arasında miyomlar, polipler, tıkalı tüpler, rahime ait şekil bozuklukları, rahim içi yapışıklıklar sayılabilir. Varsa bunların düzeltilmesi sonrasında gebelik şansı artacaktır. Pıhtılaşma bozuklukları (doğumsal veya edinsel) ve bağışıklığın araştırılması gibi ek testler ve değerlendirmeler rutin olarak önerilmemektedir. Her ikisi için de sebep sonuç ilişkisi belirsizdir.

Embriyo transferi sonrası embriyonun rahim içerisine tutunmasını desteklemek amacıyla başta progesteron hormonu olmak üzere çeşitli destek ilaçlar kullanılır. Arkasında bilimsel kanıt olmayan ilaçların kullanımı (Aspirin, kan sulandırıcılar, rahim kasılmasını engelleyen ajanlar, bağışıklığı baskılayan ilaçlar vb.) veya mutlak yatak istirahati embriyonun tutunma şansını artırmayacağı gibi, gereksiz endişe ve masraf yaratacaktır.

Maliyet ve SGK Desteği

Tüp bebek tedavisinde, tüp bebek raporu (3 imzalı) çıkartılarak devlet desteği alınabilir. Bu raporun çıkartılması için, rapor çıkartma yetkisi bulunan merkezlere başvurulması gerekir. Raporun çıkartılması için tüp bebek yapılmasının gerekli olduğu doktorunuz tarafından tespit edilmelidir. Rapor çıkartmak için, iki eşten birinin en az 5 yıllık sosyal güvenlik kurumuna ait hizmeti ve en az 900 gün prim gün sayısına sahip olması, kadın eşin gebe kalmaya engel herhangi bir hastalığa sahip olmadığını belirten bir muayene olması gerekir. Sonrasında uygun görülür ise SGK raporu çıkartılabilir.

Burada çiftlerin tüp bebek tedavilerindeki tıbbi öyküsü ve mevcut durumu önem taşır. Doktor değerlendirmesi sonrasında gebelik şansını arttıran farklı yöntemler ya da mevcutta gebelik sağlanması için zorunlu işlemlerin yapılması gerekebilir. Laboratuvar ve embriyoloji ile ilgili olan hizmetler, genetik ve ileri tanıya bağlı hizmetler, dondurma ve saklamaya bağlı hizmetler ve rahim hazırlığına bağlı hizmetler olarak sınıflandırabilir. Bu işlemler arasında Embriyo Glue, Mikroçip tekniği, IMSI, genetik amaçlı embriyo biyopsisi, histeroskopi/histeroskopik polip alınması gibi işlemler sayılabilir.