Tedavi Süreciniz Adım Adım

Hasta Yolculuğu

Fertilist Tüp Bebek Merkezi'nde tedavi süreciniz, size özel planlanmış bir yolculuktur. Her aşamada yanınızdayız.

Tüp Bebek Yolculuğunuz

Hasta ihtiyaç analizi ve öz değerlendirme süreci
1/9
1. Adım

Hastanın İhtiyacını Anlaması ve Analiz Etmesi

Hastanın yaş, evlilik süresi ve çocuk isteme süresini değerlendirmesi önemlidir. Bu değerlendirme sonrası sağlık kuruluşuna başvurularak detaylı tıbbi analiz yapılır ve kişiye özel tedavi yaklaşımı belirlenir.

Hasta Güvenliği ve Konfor

Uluslararası Hasta Güvenliği Standartları

Tüm tanı ve tedavi süreçleri, JCI ve uluslararası klinik protokollere uygun olarak yürütülür. Enfeksiyon kontrolünden ilaç güvenliğine kadar her adımda riskler önceden öngörülür ve minimize edilir.

Şeffaf ve İzlenebilir Tedavi Süreci

Hastalar, tedavinin her aşamasında açık ve anlaşılır biçimde bilgilendirilir. Uygulanan işlemler, kullanılan ilaçlar ve olası riskler şeffaflıkla paylaşılır; süreçler kayıt altına alınarak izlenebilirlik sağlanır.

Kişiye Özel Güvenli Tedavi Planlaması

Her hastanın yaşı, hormonal durumu, tıbbi öyküsü ve yaşam tarzı dikkate alınarak kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturulur. Gereksiz müdahalelerden kaçınılarak hem güvenlik hem başarı oranı artırılır.

Yüksek Teknoloji ve Kontrollü Laboratuvar Altyapısı

Embriyoloji ve IVF laboratuvarlarında ileri teknoloji sistemler kullanılır. Embriyolar, 7/24 izlenen, kontrollü ve steril ortamlarda saklanır; tüm biyolojik materyaller çift doğrulama sistemiyle güvence altına alınır.

Fiziksel ve Duygusal Konfor Odaklı Yaklaşım

Tüp bebek sürecinin yalnızca tıbbi değil, duygusal bir yolculuk olduğu bilinciyle hareket edilir. Klinik alanlar hasta mahremiyetini ve rahatlığını destekleyecek şekilde tasarlanır; stres ve kaygıyı azaltan bir atmosfer sunulur.

Güçlü Hasta İletişimi ve Süreklilik

Hastalar, tedavi süresi boyunca aynı ekip tarafından takip edilir. Kolay ulaşılabilir IVF koordinatörleri sayesinde sorular hızlıca yanıtlanır, belirsizlik hissi azaltılır ve güven duygusu pekiştirilir.

Mahremiyet ve Veri Güvenliği

Hasta bilgileri ve tüm tıbbi veriler, KVKK ve uluslararası veri güvenliği standartlarına uygun şekilde korunur. Hasta mahremiyeti, tedavinin her aşamasında temel bir ilke olarak ele alınır.

Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçin

Detaylı bilgi almak için uzman kadromuz sizinle en kısa sürede iletişime geçecek.

Tüp Bebek Süreci

Tüp bebek tedavisi dört aşamadan oluşur. Bu basamaklar şu şekilde sıralanabilir: 1. Çiftin değerlendirilmesi, muayene, tetkikler ve tedavi protokolünün belirlenmesi: Çiftin değerlendirilmesi sırasında hastanın şikayetleri, özgeçmiş ve soy geçmişine ait özellikler, infertilitenin sebebine yönelik faktörler sorgulanır. Ultrasonografide üreme organları, rahim ve yumurtalıkların yapısı ile komşu organlarda yer alabilecek hastalıklar veya değişiklikler tanımlanarak infertilite ile ilişkisi araştırılır. Tedaviye engel teşkil eden veya tedavide başarı şansını azaltan bir problem saptanır ise önce bu problemin çözümü yoluna gidilir. Ultrasonografi sırasında, ileride uygulanacak olan tedavinin seçiminde ve tedavinin başarı şansının belirlenmesinde önemli rol oynayan "yumurtalık rezervi" değerlendirmesi yapılır. Bunlara ek olarak bir gebelik için hazırlık yapıldığı düşünülerek, gebeliği olumsuz yönde etkileyebilecek bazı hormonal, metabolik ve viral hastalıkların varlığı, bağışıklık durumu araştırılır. 2. Yumurtalıkların verilen ilaçlarla uyarılması: Tedavinin en önemli basamağını oluşturmaktadır. Yumurtalıkların uyarılması sırasında hastaya hangi tedavi rejiminin uygulanacağı, hasta yaşı, ultrasonografide yumurtalıkların görünümü, hormon sonuçları ve daha önce tüp bebek uygulanmış hastalarda bir önceki dönemdeki tedavi yanıtına göre belirlenir. Bu tedavinin belirlenmesinde hekimin deneyimi tedavinin sonucunu doğrudan etkilemektedir. 3. Yumurtaların toplanması: Anestezi altında vajinal yoldan uygulanacak ultrasonografi kılavuzluğunda, ince bir iğne ile yumurta hücresini barından foliküllerden yumurtalar aspire edilerek vücut dışına alınır. 4. Embryo transferi: Laboratuvarda takip edilen embriyoların (döllenmiş yumurtaların) arasından en iyi 1 veya 2'si seçilerek ince bir kateter yardımı ile rahim içerisine yerleştirilir. Bu işlem basit bir muayene gibi olup anestezi gerektirmez.

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütme sürecine başlamak için ideal zaman adet kanamasının ikinci veya üçüncü günüdür. Ancak bu mutlak bir zorunluluk değildir. Bazı özel şartlar varlığında adet döngüsünün herhangi bir döneminde de yumurta büyütme ilaçlarına başlanabilir.

Yumurtalıkların uyarılması yaklaşık 8 ila 14 gün sürmekle birlikte bazı durumlarda daha kısa ya da daha uzun sürebilmektedir. İçinde olası yumurta barındıran foliküllerin büyümesi ultrasonografi ile izlenir. İzlemler bir tedavi süresince 4-5 defa tüp bebek merkezine gelmeyi gerektirecektir. Ultrasonografiye ek olarak bazı kadınlarda hormon takibi de yapılabilir. Bu hormonlar östrojen, progesteron ve LH ve bazı durumlarda FSH'dır. Foliküller arzu edilen büyüklüğe ulaştığında içlerindeki yumurtaların son olgunluklarına kavuşturulması amacıyla HCG veya GnRH analogları olarak tanımlanan olgunlaştırma iğneleri uygulanır ve bazı özel durumlar hariç genellikle 34-38 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.

Yumurta toplama (OPU) işlemi genellikle yüzeyel anestezi altında gerçekleştirilen folikül sayısına göre değişmekle birlikte yaklaşık 15-30 dakika süren bir işlemdir. Eğer yumurtalıkların yanıtı kısıtlı ise ve az sayıda yumurta elde edilmesi öngörülüyorsa işlem lokal anestezi ile uyanık halde de gerçekleştirilebilir. İşlem sonrası yaklaşık 1-2 saatlik bir gözlem ve takibin ardından eve dönülebilir.

Yumurtalar toplandıktan sonra sperm ile yumurtaların dölleme işlemi gerçekleştirilir. Ardından embriyolar laboratuvarda özel kültür ortamlarında 3-5 gün, bazı durumlarda 6-7 gün süre ile takip edilir. Laboratuvar ortamında değerlendirilen ve transfer edilmesine karar verilen embriyoların transferinden sonra arta kalan dondurabilecek iyi kalitede embriyolar varsa, ilerleyen dönemde transfer edilmek üzere dondurularak saklanabilir.

Türkiye'de transfer edilebilecek embriyo sayısı yönetmelikler ile belirlenmiş olup, 35 yaşın altındaki kadınlarda ilk 2 deneme için 1 embriyo ile, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ise en çok 2 embriyo ile kısıtlanmıştır. Hiçbir koşulda 2 embriyodan fazlasına izin verilmez.

Tüp bebek tedavisi süresince yumurta büyütme aşamasında yumurta gelişiminin monitörizasyonu ve doz ayarlaması için ultrasonografi ve kan testleri yapılır. Bu takipler için tedavi sürecinde ortalama dört veya beş kez hastaneye gelmek gerekir. Takipler süresince hastanede geçirilen zaman kısa olduğu için günlük hayat ve iş temposu etkilenmeden gerçekleştirilebilir.

Kadın Vücuduna Etkiler ve Duygusal Süreç

Yaşam tarzını değiştirmedikçe ilaçların kilo aldırma özelliği yoktur. Kısa süreliğine hormon seviyeleri yükselir. Bu ise adet öncesi dönem benzeri etkiler yapar. Kısmen vücut ödem tutabilir ve ardından adet kanaması ile rahatlar. Ancak yaşanan süreçte hastalar istenilen olumlu sonucun baskısıyla çok stres altına girebilir. Bu ise yeme alışkanlıklarını olumsuz etkileyebilir.

Tedavilerin önemli bir kısmında kadının adet döngüsünün erken döneminde başlanır ve o adet döngüsünde foliküllerin büyüme süreci, yumurta toplama aşaması tamamlanır. Eğer taze embriyo transferi yapılacaksa, yumurta toplama işleminden birkaç gün sonrasında embryo transfer işlemi gerçekleştirilir. Bazı durumlarda elde edilen yumurta ya da embriyolar dondurulur. Her iki durumda da gebelik oluşması halinde adet gecikmesi yaşanacakken, yumurta dondurma sonrasında beklenen adet döneminde ya da işlem sonrası 7-14 gün içerisinde adet döngüsü yeniden başlayacaktır.

Çiftler, son derece önemli bir amaç için yola çıktıklarından, sürecin getirdiği duygusal yük, daha önceki tedavilerde yaşananlar, sosyo-ekonomik etkiler duygusal dalgalanmalara yol açabilir. Bu dalgalanmaları minimuma indirgemek için eş, aile ve çevre desteği son derece kritik öneme sahiptir.

Tüp bebek tedavisi sırasındaki aşamaların tamamı - ultrasonografi kontrolleri, kullanılan enjeksiyonlar, yumurta toplama süreci, embryo gelişim basamakları ve transfer aşaması - çiftlerimiz üzerinde stres kaynağı oluşturabilir. Bu süreç içerisinde ortaya çıkabilecek stres, eş, aile ve çevre desteği ile yönetilmeye çalışılıp süreç üzerindeki olumsuz etkisi kontrol edilmeye çalışılmalıdır.

İlaç Kullanımı ve Takip

Sıklıkla adet döngüsünün başında ya da bazı durumlarda adet döngüsünün herhangi bir gününde başlanan tedavilerde iğneler, yumurta geliştirme döneminde ortalama 8-14 gün kullanılır. Taze ya da dondurulmuş embriyo transferi yapılacağı zaman, mevcut iğne tedavisine progesteron hormonu eklenip, gebeliğin genellikle ilk 8-10 haftasına kadar kullanılmaktadır.

Tüp bebek tedavisinin en önemli noktalarından birisi, ilaç dozlarının doğru belirlenmesidir. Kadının yaşı, kilosu, hormon analizi sonucu (AMH) ultrasonda görüntülenen folikül sayısı, ve eğer mevcutsa daha önceki tedavilerde elde edilen yanıta göre tedavi protokolü ve ilaç dozu belirlenir. Genç ve yumurta rezervi iyi olan kadına düşük, yaşı ileri ya da yumurta rezervi düşük olan kadına daha yüksek doz ilaç uygulanması gerekebilir.

Tedaviye başlanacağı gün, kadının kullanacağı ilaçlar, bu konuyla özel olarak ilgilenen hemşiremiz tarafından hem yazılı hem sözlü anlatımla ilacın ilk dozu uygulanarak gösterilir. Genellikle bu eğitim sonrası kadınlarımız kendileri bulundukları ortamda rahatlıkla tedavilerini uygulayabilmektedirler. Ancak bir kısım hastamız kendisine yakın bir sağlık kuruluşuna giderek ya da hizmet aldığı tüp bebek ünitesine başvurarak ilaçlarını uygulatabilir.

Embriyo Dondurma ve Genetik Tarama

Dondurulma işleminden sonra teorik olarak embryoların süresiz olarak saklanabileceği söylenebilir. Ancak Tüp Bebek Yönetmeliği'ne göre dondurulma işlemi sonrası 5 yıl dolduktan sonra Sağlık Bakanlığı'nı bir dilekçe ile bilgilendirerek embryoların saklanma süreleri uzatılabilir.

Embriyolar özel olarak üretilmiş medium olarak tanımlanan solüsyonlar eşliğinde dondurulur. Günümüzde özel olarak hazırlanmış solüsyonlar ve vitrifikasyon denilen hızlı dondurma tekniğinin yaygınlaşması sonrasında embryolar güvenli bir şekilde sıvı azot tanklar içerisinde -180C'de saklanmaktadır. Daha önceleri "yavaş dondurma" tekniği ile embriyoların olumsuz etkilenme olasılığı %20-30 oranında iken, vitrifikasyon tekniği ile bu oran %1'in altında seyretmektedir. Ancak bazı durumlarda embriyoların çözülüp tekrar dondurulması gerekebilir. Yapılan çalışmalar ikiden fazla dondurulup çözmede gebelik oranlarının azalabileceğini bildirmektedir.

Tüp bebek tedavisinde çok sayında folikülün büyümesi amaçlandığından, kanda belirlenen hormon düzeyleri doğal adet dönemine göre daha yüksek seyretmektedir. Bu durumun rahim iç dokusunun (endometriyum) daha erken olgunlaşmasına yol açabileceği ve dolayısıyla gebelik oranlarının kısmen daha düşük olabileceği günümüzde tartışma konusudur. Amaç; estrojen ve progesteron hormon düzeylerinin kritik düzeyi geçmediği sürece taze transfer yapabilmektir. Taze embriyo transferi ve dondurulmuş embriyo transferinin başarı oranları arasında belirgin bir fark bulunamamıştır. Bilimsel araştırmalar, her iki durumda da gebelik oranlarının benzer olduğunu göstermektedir. Bu nedenle hastanın embriyolarının hepsinin dondurulmasını gerektiren tıbbi bir durum olmadığı sürece taze embriyo transferi tercih edilebilir.

Tüp bebek tedavisinin en tartışmalı konularından birisi genetik tarama süreçleridir. Bazı ülkelerde 35 yaşın üzerindeki hastalara doğrudan PGT-A önerilmekte ve yapılmaktadır. Ancak teknolojinin halen bazı gri alanları olduğu (mozaik embriyo) ve hatta yanlış pozitiflik nedenli sağlıkla doğuma gidebilecek embriyoların transfer edilememe olasılığı nedeniyle aşağıdaki durumlarda embryo genetiğinin taranması önem taşır: • İleri yaş hastalar • Çoklu başarısız denemesi olan hastalar • Kadın ve erkeğe ait kromozom anomaliler ve bunun embriyoya kalıtılma olasılığı yüksek hastalar • Aileden kalıtılan tek gen hastalıkları • Açıklanamayan tekrarlayan gebelik kaybı olan hastalar

Genetik tarama yapılabilmesi için çoğunlukla blast aşamasına ulaşan embriyodan embryoyu temsil ettiği düşünülen birkaç hücre alınması gerekir. Bu işlem mekanik olarak, asidik bir kimyasal yardımıyla, ya da lazer ile yapılabilir. Günümüzde sadece lazer ile bu işlem çok hassas bir şekilde yapılabilmektedir. Ve daha önemlisi embriyonun blastokist evresine ulaşması beklenmekte ve iç hücre kitlesi olarak tanımlanan ve embriyoyu oluşturacak olan hücrelere dokunmadan, plasentayı oluşturacak olan trofoektoderm hücrelerinden örnek alınmaktadır. Bu nedenle işleme bağlı embriyonun zarar görme olasılığı mevcut olup bu olasılık ihmal edilebilir düzeydedir.

Maliyet ve SGK Desteği

Tüp bebek tedavisinde, tüp bebek raporu (3 imzalı) çıkartılarak devlet desteği alınabilir. Bu raporun çıkartılması için, rapor çıkartma yetkisi bulunan merkezlere başvurulması gerekir. Raporun çıkartılması için tüp bebek yapılmasının gerekli olduğu doktorunuz tarafından tespit edilmelidir. Rapor çıkartmak için, iki eşten birinin en az 5 yıllık sosyal güvenlik kurumuna ait hizmeti ve en az 900 gün prim gün sayısına sahip olması, kadın eşin gebe kalmaya engel herhangi bir hastalığa sahip olmadığını belirten bir muayene olması gerekir. Sonrasında uygun görülür ise SGK raporu çıkartılabilir.

Burada çiftlerin tüp bebek tedavilerindeki tıbbi öyküsü ve mevcut durumu önem taşır. Doktor değerlendirmesi sonrasında gebelik şansını arttıran farklı yöntemler ya da mevcutta gebelik sağlanması için zorunlu işlemlerin yapılması gerekebilir. Laboratuvar ve embriyoloji ile ilgili olan hizmetler, genetik ve ileri tanıya bağlı hizmetler, dondurma ve saklamaya bağlı hizmetler ve rahim hazırlığına bağlı hizmetler olarak sınıflandırabilir. Bu işlemler arasında Embriyo Glue, Mikroçip tekniği, IMSI, genetik amaçlı embriyo biyopsisi, histeroskopi/histeroskopik polip alınması gibi işlemler sayılabilir.

Transfer Sonrası Dönem

Embryo transferi doğal bir gebelikte embryonun tüpünüzden rahminize ulaştığı zamana denk gelir. Nasıl doğal bir gebelikte fiziksel aktivite sınırlaması veya yatak istirahati gerekmiyorsa, embryo transferi sonrası da gerekmemektedir. Araştırmalar, embryo transferi sonrası yatak istirahatinin gebelik şansını artırmadığını göstermektedir. Benzer şekilde transfer sonrası cinsel ilişki kısıtlaması da şart değildir. Ancak doktorunuzun uygun gördüğü şekilde bir planlama ile devam etmekte fayda olacaktır. Kanda gebelik testi (hCG), embryo transferinden en az 10 gün sonra yapılmalıdır. Daha erken yapılan testler yalancı negatif sonuç verebilir, yani gebelik mevcut olsa bile testte negatif olarak sonuçlanabilir. Gebelik testi günü öncesi olan kanama mutlaka gebelik olmadığı anlamına gelmemekte ve ilaçlarınıza devam ederek doktorunuzla iletişime geçmenizde fayda olacaktır.