Tüp Bebek Tedavi Yöntemi Nedir?
Tüp bebek tedavisi, kadına ait yumurtanın laboratuvar koşullarında erkeğe ait sperm ile birleştirilerek döllenme işleminin gerçekleştirildiği ve ardından döllenmiş embryonun anne adayının rahmine yerleştirildiği bir tedavi yöntemidir. İlk tüp bebek uygulaması sonrası, 1978 yılında dünyada ilk canlı doğum gerçekleştirilmiştir. Ardından tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu alandaki çalışmalar hız kazanmış ve ilerleyen teknoloji ve bilgi birikimi ile tedavi yöntemleri ve başarı oranlarında belirgin ilerlemeler kaydedilmiştir.
Tüp Bebek Tedavisi Kimlere, Hangi Durumlarda Uygulanır?
Tüp bebek tedavisi yöntemi temel olarak kadına ait yumurtanın erkeğe ait sperm ile buluşarak döllenme sürecinin, birtakım nedenlerle gerçekleşmemesi durumunda uygulanır. Bu açıdan bakıldığında, tüplerin iki taraflı tıkalı ve hasarlı olması durumu, erkeklerde sperm sayısının normalden az olması ya da hiç olmaması, kadınlarda yumurta rezervinde azalma ve ileri yaş tüp bebek tedavisi gerekçeleri arasında yer almaktadır. Bunun yanısıra yapılan değerlendirmeler sonucunda bir neden saptanamayan ve açıklanamayan kısırlık olarak tanımlanan çiftlerde de bir tedavi seçeneği olabilir.
Tüp Bebek Süreçleri Nelerdir?
Detaylı bir değerlendirme, muayene ve laboratuvar testleri sonrasında tüp bebek tedavisi planlanan çiftlerde yumurta büyütme aşaması ile süreç başlar. Kadının adet döngüsünün başında ya da ara dönemde ultrasonografi eşliğinde muayene yapılarak herbirisinin içerisinde bir yumurta olduğu varsayılan ve "folikül" olarak tanımlanan yapıların sayı ve boyutları değerlendirilir.
Foliküller belirli bir boyuta ulaştıktan sonra foliküllerin içerisindeki yumurtaların olgunlaşmasını sağlamak amacıyla en son aşamada olgunlaştırma iğneleri uygulanır. Ardından, yaklaşık 34-38 saat sonrasında, genellikle yüzeyel anestezi altında, yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.
Yumurta ve sperm alındıktan sonra laboratuvar koşullarında, yumurta ve spermin birleştirilerek döllenme aşaması tamamlanır. Bu süreç, in-vitro fertilizasyon (IVF) ya da intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) şeklinde tanımlanan iki yöntemden birisiyle gerçekleştirilir.
Yumurta toplama işlemi sonrası takip edilen ve gelişimleri devam eden embryoların birkaç gün sonra rahim içerisine ulaştırılmasına taze embryo transferi denilir. Eğer embryoların dondurulmasının ardından bir süre sonra transfer aşamasına geçilirse bu durum da dondurulmuş embryo transferi olarak tanımlanır. Embryo transferi gerçekleştirildikten 10-14 gün sonra kanda gebelik testi yapılarak sonuç hakkında bilgi sahibi olunur.
Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkileyen Faktörler Nelerdir?
Tüp bebek uygulamalarında artan tecrübe, gelişen teknoloji, bilimsel veriler ve bilgi birikimi neticesinde her geçen gün başarı oranları artmaktadır. Zorlu ve meşaketli olan bu süreçte temel olarak kadın ve erkek yaşı, kadın yumurta rezervi, erkek sperm özellikleri, kadın ve erkek vücut-kitle indeksi, rahime ait birtakım hastalıklar, yaşam şekilleri (uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı…vb) başarıyı etkileyen temel faktörler arasında sayılabilir.
Tüp Bebek Tedavisinin Riskleri Nelerdir?
Tüp bebek tedavisi en başından itibaren dikkatle ve özenle takip edilmesi gereken bir süreçtir. Foliküllerin büyümesi sürecinde uygun doz seçimi oldukça önemlidir. Anestezi altında gerçekleştirilen yumurta toplama işleminde anesteziye ait ve iğne ile yumurta toplama işlemine ait birtakım risklerle karşılaşılabilinir. Özellikle folikül sayısı fazla olan hastalarda yumurta toplama işlemi sonrasında yumurtalıkların aşırı uyarılma sendromu (OHSS) olarak tanımlanan bir durumla karşılaşılabilinir.
Birden fazla embryo transferi sonrasında oluşabilecek çoğul gebelikler de tüp bebek tedavisinin riskli süreçlerinden bir diğeridir. Çoğul gebeliğe bağlı ortaya çıkabilecek artmış düşük riski, erken doğum, gebeliğe bağlı tansiyon yüksekliği (preeklampsi), gebeliğe bağlı diabet ve yenidoğana ait birtakım riskler ortaya çıkabilir.
