Kısırlık Nedir?
Kısırlık, üreme çağındaki çiftleri etkileyen, biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları olan önemli bir üreme sağlığı sorunudur. Kısırlık, sadece kadın veya erkek üreme sistemini etkileyen bir hastalık olmayıp, çiftlerin ortak değerlendirilmesini gerektiren bir durum olarak ele alınmalıdır.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ), 1990- 2021 yılları arasındaki verilerine dayanarak, her 6 yetişkinden yaklaşık 1'inin hayatında en az bir kez kısırlık sürecini yaşadığı tahmin edilmektedir. Yaşa göre değerlendirme yapıldığında, 20-24 yaş arası kadınlarda kısırlık oranlarının en düşük (yaklaşık %3), 35-39 yaş arası kadınlarda ise en yüksek (yaklaşık %5,5) olduğunu bildirmiştir.
Kısırlık Tanısı Nasıl Konulur?
Kısırlık açısından değerlendirme süreci, 35 yaş altındaki kadınlarda 12 ay süre ile, 35 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise 6 ay süre ile korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edilememe durumunda başlamaktadır. Bunun yanısıra, 40 yaş ve üzeri kadınlarda, düzensiz adet döngüsü olanlarda, endometriozis, iltihaplı hastalık öyküsü, karın bölgesinden ameliyat öyküsü veya üreme sistemi anomalileri gibi kısırlık için bilinen risk faktörleri olanlarda veya bilinen erkek kaynaklı nedenleri olanlarda değerlendirme sürecine daha erken başlanabilir. Uluslararası Üreme Tıbbı Terminolojisi'ne göre daha öncesinde hiç gebelik elde etmemiş çiftler birincil (primer) kısırlık olarak tanımlanırken, en az bir defa gebelik elde etmiş çiftler ikincil (sekonder) kısırlık olarak tanımlanmaktadır.
Kısırlık Nasıl Değerlendirilir?
Kısırlık nedenlerini değerlendirirken çiftlerin her ikisinin de değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu açıdan bakıldığında, kadına ait nedenler, erkeğe ait nedenler, hem erkek hem de kadın kaynaklı nedenler şeklinde değerlendirilebilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) 8500 bebek isteği olan çift üzerinde yaptığı bir çalışmada, çiftlerin %37'sinde kadın kaynaklı nedenler, %8'inde erkek kaynaklı nedenler ve %35'inde hem erkek hem de kadına bağlı nedenlerle oluşabileceği bildirilmiştir. Yapılan standart incelemeler ve testler neticesinde bir neden ortaya konulamayan durumlarda da açıklanamayan kısırlık şeklinde tanımlanabilir ve çiftlerin yaklaşık %18-28'ni oluşturmaktadır.
Kısırlık Nedenleri Nelerdir?
Toplumsal ölçekli bir çalışmada kısırlık nedenleri arasında: Erkek kaynaklı nedenler (%26), Yumurtlama fonksiyon bozuklukları (%21), Tüplere ait sorunlar (%14), Endometriozis (%6), Cinsel problemler (%6), Rahim ağzıyla ilişkili problemler (%3), Açıklanamayan kısırlık (%18-28) yer almaktadır.
Kadınlarda yaş ilerledikçe, yaşa bağlı kısırlık görülen kadınların yüzdesi artmaktadır. Buna ek olarak, myom varlığı, tüp kaynaklı hastalıklar ve endometriozis gibi doğurganlığı azaltabilecek diğer faktörler de yaşla birlikte artış göstermektedir.
Çocuk isteği ile başvuran çiftlerde detaylı kadın ve erkek değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu bağlamda kadın değerlendirilmesinde detaylı bir şekilde öykü alımı ve ardından fizik muayene yapıldıktan sonra yumurta rezervi ve yumurtlama fonksiyonu, tüplerin değerlendirilmesi, rahime ait nedenler değerlendirilir. Erkek değerlendirilmesinde benzer olarak detaylı öykü alımı ve fizik muayenin ardından sperm analizi ve gerekli hallerde ürolojik değerlendirme gerçekleştirilir.
Kısırlık Nasıl Tedavi Edilir?
Bütün değerlendirmeler neticesinde çiftlerin yaşı ve ne kadar süredir çocuk istedikleri göz önüne alınarak hem kadın hem de erkeğin bulguları değerlendirilerek bir tedavi planı gerçekleştirilir.
