Embriyo Dondurma (Vitrifikasyon)

Embriyo Dondurma (Vitrifikasyon) İşlemi

Fazla embriyoların özel tekniklerle dondurularak gelecekte kullanılmak üzere saklanması.

3 dk okuma

Tüp bebek uygulamalarında elde edilen ve uygun özelliklere sahip embriyolar, daha sonraki bir dönemde kullanılmak üzere dondurularak saklanabilir. Günümüzde embriyo dondurma işlemlerinde yaygın olarak vitrifikasyon, yani çok hızlı dondurma yöntemi kullanılır. Bu yöntem embriyonun yapısında buz kristali oluşma riskini azaltarak hücresel bütünlüğün korunmasına yardımcı olur.

Dondurulan embriyolar, transfer için uygun zamanda kontrollü şekilde çözdürülür ve canlılıkları değerlendirildikten sonra rahme transfer edilebilir. Bu süreç dondurulmuş embriyo transferi (FET) olarak adlandırılır. Modern vitrifikasyon yöntemleri embriyo saklama ve daha sonraki sikluslarda transfer açısından tüp bebek laboratuvarlarının temel uygulamalarından biridir. ESHRE'nin 2026 laboratuvar önerileri de kriyoprezervasyon ve embriyo çözdürme süreçlerini güncel IVF laboratuvar uygulamalarının temel bileşenleri arasında ele almaktadır.

Embriyo Dondurma (Vitrifikasyon) Nedir?

Embriyo dondurma, tüp bebek sürecinde laboratuvarda gelişen uygun embriyoların gelecekte kullanılmak üzere çok düşük sıcaklıklarda saklanmasıdır. Vitrifikasyon ise embriyoların yüksek hızda soğutularak hücre içi ve hücre dışı sıvıların kristalleşmeden camsı bir yapıya geçirilmesini amaçlayan modern dondurma yöntemidir.

Geçmişte kullanılan yavaş dondurma yönteminde sıcaklık kademeli olarak düşürülürken vitrifikasyonda işlem çok daha hızlı gerçekleştirilir. Bu yaklaşım, embriyonun hücresel yapısına zarar verebilecek buz kristallerinin oluşma ihtimalini azaltır.

Embriyolar uygun kriyoprotektan solüsyonlarla hazırlandıktan sonra özel taşıyıcı sistemlere alınır ve sıvı azot koşullarında saklanır. Saklama boyunca embriyoların biyolojik aktiviteleri durma noktasına gelir; transfer planlandığında ise kontrollü bir ısıtma ve çözdürme prosedürü uygulanır.

Tüp Bebekte Embriyolar Neden Dondurulur?

Tüp bebek uygulamasında her uygun embriyonun aynı siklusta transfer edilmesi gerekmez. Transferden sonra kullanılabilecek nitelikte embriyolar kalması halinde çiftin onayıyla bu embriyolar ilerleyen dönemlerde değerlendirilmek üzere dondurulabilir. Türkiye'deki Üremeye Yardımcı Tedavi Uygulamaları Yönetmeliği de çiftlerden fazla embriyo elde edilmesi durumunda, her iki eşin rızasıyla embriyoların dondurularak saklanabilmesine olanak tanır.

Embriyo dondurma sayesinde yeni bir transfer planlandığında her zaman yeniden yumurtalık uyarımı ve yumurta toplama aşamalarının gerçekleştirilmesi gerekmeyebilir. Böylece aynı tüp bebek uygulamasında elde edilen embriyolar farklı transfer dönemlerinde değerlendirilebilir.

Tüm Embriyoların Dondurulması (Freeze-All) Stratejisi

Bazı tüp bebek sikluslarında elde edilen embriyoların tamamı dondurularak taze transfer sonraki döneme bırakılabilir. Bu yaklaşım freeze-all, yani tüm embriyoları dondurma stratejisi olarak adlandırılır.

Özellikle yumurtalıkların ilaçlara yüksek yanıt verdiği ve ovaryan hiperstimülasyon sendromu (OHSS) açısından riskin arttığı durumlarda embriyo transferinin ileri bir tarihe ertelenmesi düşünülebilir. Embriyoların dondurulması, gebeliğe bağlı olarak OHSS tablosunun uzaması veya ağırlaşması riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir. ESHRE de vitrifikasyonun yaygınlaşmasının freeze-all uygulamalarının kullanılabilirliğini artırdığını ve uygun hastalarda OHSS risk yönetimine katkı sağladığını belirtmektedir.

Freeze-all kararı yalnızca OHSS riski nedeniyle alınmaz. Rahim duvarının transfer için daha uygun bir dönemde hazırlanmasının tercih edildiği veya taze transferin ertelenmesini gerektiren başka klinik durumlarda da bu seçenek değerlendirilebilir.

Vitrifikasyon (Hızlı Dondurma) Yönteminin Avantajları

Vitrifikasyon tekniğinin embriyo dondurma sürecinde sağladığı başlıca avantajlar şöyle sıralanabilir:

  • Çok hızlı soğutma sayesinde buz kristali oluşma riskini azaltır.
  • Embriyo hücrelerinin yapısının korunmasına yardımcı olur.
  • Dondurulmuş embriyoların daha sonraki sikluslarda kullanılabilmesine imkân verir.
  • Aynı yumurta toplama işleminden elde edilen uygun embriyolarla birden fazla transfer planlanabilmesini sağlar.
  • Yeni transfer için her seferinde yeniden yumurtalık uyarımı ve yumurta toplama gereksinimini azaltabilir.
  • Uygun hastalarda taze transferin ertelenmesine ve rahim iç tabakasının farklı bir siklusta hazırlanmasına olanak tanır.
  • Embriyoların uzun süreli kriyojenik koşullarda saklanmasını mümkün kılar.

Modern IVF laboratuvarlarında vitrifikasyon, embriyo kriyoprezervasyonunda yerleşik yöntemlerden biri olarak kullanılmaktadır.

Dondurulmuş Embriyo Transferi (FET) Süreci Adımları

Dondurulmuş embriyo transferi (FET), daha önce vitrifikasyon yöntemiyle saklanan embriyoların uygun zamanda çözdürülerek rahme transfer edilmesi sürecidir.

FET sürecinin temel amacı embriyonun gelişim evresi ile rahim iç tabakasının embriyoyu kabul etmeye uygun olduğu zaman aralığını birbiriyle uyumlu hâle getirmektir. Bunun için hastanın adet düzeni, yumurtlama özellikleri, rahim duvarının yapısı ve klinik öyküsü değerlendirilir.

Genel olarak süreç şu aşamalardan oluşur:

  • Transfer siklusunun planlanması
  • Rahim duvarının gelişiminin takip edilmesi
  • Transfer zamanının belirlenmesi
  • Embriyonun laboratuvarda çözdürülmesi
  • Canlılık ve gelişim özelliklerinin değerlendirilmesi
  • Uygun embriyonun rahme transfer edilmesi

Rahim Duvarı (Endometrium) Hazırlığı: Doğal Siklus mu, İlaçlı Siklus mu?

Dondurulmuş embriyo transferi öncesinde rahim iç tabakasının embriyoya uygun hâle gelmesi gerekir. Bu hazırlık doğal siklus veya ilaçla hazırlanan siklus üzerinden gerçekleştirilebilir.

Düzenli yumurtlaması olan kişilerde doğal siklus tercih edildiğinde kişinin kendi folikül gelişimi ve yumurtlama zamanı takip edilir. Embriyo transferi, yumurtlama ile embriyonun gelişim günü uyumlu olacak şekilde zamanlanır.

İlaçla hazırlanan siklusta ise rahim duvarının gelişimi östrojen ve progesteron gibi hormonlarla kontrollü biçimde düzenlenebilir. Bu yaklaşım özellikle yumurtlaması düzensiz olan kişilerde veya transfer tarihinin daha kontrollü planlanmasının gerektiği durumlarda kullanılabilir.

Her iki yöntemin de uygun hasta grupları vardır. Günümüzde hangi FET hazırlık protokolünün hangi hasta için en iyi sonucu sağladığı hâlen aktif araştırma konusudur; ESHRE de dondurulmuş embriyo transferine özel yeni bir klinik kılavuz üzerinde çalışmaktadır.

Çözdürme Sonrası Embriyo Canlılık Kontrolü

Transfer günü veya merkezin laboratuvar protokolüne göre transferden önce dondurulmuş embriyo kontrollü olarak ısıtılır. Bu aşamada vitrifikasyon sırasında kullanılan kriyoprotektan maddeler kademeli şekilde uzaklaştırılır ve embriyo uygun kültür ortamına alınır.

Ardından embriyolog embriyonun hücresel bütünlüğünü, gelişim evresini ve çözdürme sonrasındaki görünümünü değerlendirir. Blastokist aşamasındaki embriyolarda yeniden genişleme gibi gelişim belirtileri de takip edilebilir.

Çözdürmeden sağ çıkan embriyo, transfer için uygun görülmesi hâlinde planlanan zamanda rahme yerleştirilir. ESHRE'nin embriyolog eğitim standartlarında da embriyo çözdürme/ısıtma, kriyo sonrası canlılık değerlendirmesi ve transfer zamanlaması FET sürecinin temel laboratuvar aşamaları arasında tanımlanmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Düşük de olsa risk vardır. Transfer öncesinde embriyonun canlılığı yeniden değerlendirilir.

Embriyolar en fazla 5 yıl saklanabilir. Daha uzun süre için Sağlık Bakanlığı izni gerekir.

Tek bir yöntem herkes için daha başarılı değildir. Karar hastanın klinik özelliklerine göre verilir.

Ücretlendirme merkeze göre değişir. Dondurma ve yıllık saklama bedeli ayrı uygulanabilir.

Bilgi ve Randevu için Bizimle İletişime Geçin

Detaylı bilgi almak için uzman kadromuz sizinle en kısa sürede iletişime geçecek.

Tüp Bebek Süreci

Tüp bebek tedavisi dört aşamadan oluşur. Bu basamaklar şu şekilde sıralanabilir: 1. Çiftin değerlendirilmesi, muayene, tetkikler ve tedavi protokolünün belirlenmesi: Çiftin değerlendirilmesi sırasında hastanın şikayetleri, özgeçmiş ve soy geçmişine ait özellikler, infertilitenin sebebine yönelik faktörler sorgulanır. Ultrasonografide üreme organları, rahim ve yumurtalıkların yapısı ile komşu organlarda yer alabilecek hastalıklar veya değişiklikler tanımlanarak infertilite ile ilişkisi araştırılır. Tedaviye engel teşkil eden veya tedavide başarı şansını azaltan bir problem saptanır ise önce bu problemin çözümü yoluna gidilir. Ultrasonografi sırasında, ileride uygulanacak olan tedavinin seçiminde ve tedavinin başarı şansının belirlenmesinde önemli rol oynayan "yumurtalık rezervi" değerlendirmesi yapılır. Bunlara ek olarak bir gebelik için hazırlık yapıldığı düşünülerek, gebeliği olumsuz yönde etkileyebilecek bazı hormonal, metabolik ve viral hastalıkların varlığı, bağışıklık durumu araştırılır. 2. Yumurtalıkların verilen ilaçlarla uyarılması: Tedavinin en önemli basamağını oluşturmaktadır. Yumurtalıkların uyarılması sırasında hastaya hangi tedavi rejiminin uygulanacağı, hasta yaşı, ultrasonografide yumurtalıkların görünümü, hormon sonuçları ve daha önce tüp bebek uygulanmış hastalarda bir önceki dönemdeki tedavi yanıtına göre belirlenir. Bu tedavinin belirlenmesinde hekimin deneyimi tedavinin sonucunu doğrudan etkilemektedir. 3. Yumurtaların toplanması: Anestezi altında vajinal yoldan uygulanacak ultrasonografi kılavuzluğunda, ince bir iğne ile yumurta hücresini barından foliküllerden yumurtalar aspire edilerek vücut dışına alınır. 4. Embriyo transferi: Laboratuvarda takip edilen embriyoların (döllenmiş yumurtaların) arasından en iyi 1 veya 2'si seçilerek ince bir kateter yardımı ile rahim içerisine yerleştirilir. Bu işlem basit bir muayene gibi olup anestezi gerektirmez.

Tüp bebek tedavisinde yumurta büyütme sürecine başlamak için ideal zaman adet kanamasının ikinci veya üçüncü günüdür. Ancak bu mutlak bir zorunluluk değildir. Bazı özel şartlar varlığında adet döngüsünün herhangi bir döneminde de yumurta büyütme ilaçlarına başlanabilir.

Yumurtalıkların uyarılması yaklaşık 8 ila 14 gün sürmekle birlikte bazı durumlarda daha kısa ya da daha uzun sürebilmektedir. İçinde olası yumurta barındıran foliküllerin büyümesi ultrasonografi ile izlenir. İzlemler bir tedavi süresince 4-5 defa tüp bebek merkezine gelmeyi gerektirecektir. Ultrasonografiye ek olarak bazı kadınlarda hormon takibi de yapılabilir. Bu hormonlar östrojen, progesteron ve LH ve bazı durumlarda FSH'dır. Foliküller arzu edilen büyüklüğe ulaştığında içlerindeki yumurtaların son olgunluklarına kavuşturulması amacıyla HCG veya GnRH analogları olarak tanımlanan olgunlaştırma iğneleri uygulanır ve bazı özel durumlar hariç genellikle 34-38 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.

Yumurta toplama (OPU) işlemi genellikle yüzeyel anestezi altında gerçekleştirilen folikül sayısına göre değişmekle birlikte yaklaşık 15-30 dakika süren bir işlemdir. Eğer yumurtalıkların yanıtı kısıtlı ise ve az sayıda yumurta elde edilmesi öngörülüyorsa işlem lokal anestezi ile uyanık halde de gerçekleştirilebilir. İşlem sonrası yaklaşık 1-2 saatlik bir gözlem ve takibin ardından eve dönülebilir.

Yumurtalar toplandıktan sonra sperm ile yumurtaların dölleme işlemi gerçekleştirilir. Ardından embriyolar laboratuvarda özel kültür ortamlarında 3-5 gün, bazı durumlarda 6-7 gün süre ile takip edilir. Laboratuvar ortamında değerlendirilen ve transfer edilmesine karar verilen embriyoların transferinden sonra arta kalan dondurabilecek iyi kalitede embriyolar varsa, ilerleyen dönemde transfer edilmek üzere dondurularak saklanabilir.

Türkiye'de transfer edilebilecek embriyo sayısı yönetmelikler ile belirlenmiş olup, 35 yaşın altındaki kadınlarda ilk 2 deneme için 1 embriyo ile, 35 yaşın üzerindeki kadınlarda ise en çok 2 embriyo ile kısıtlanmıştır. Hiçbir koşulda 2 embriyodan fazlasına izin verilmez.

Tüp bebek tedavisi süresince yumurta büyütme aşamasında yumurta gelişiminin monitörizasyonu ve doz ayarlaması için ultrasonografi ve kan testleri yapılır. Bu takipler için tedavi sürecinde ortalama dört veya beş kez hastaneye gelmek gerekir. Takipler süresince hastanede geçirilen zaman kısa olduğu için günlük hayat ve iş temposu etkilenmeden gerçekleştirilebilir.

Başarı Oranları

Başarının en güncel ölçütü başlatılan tüp bebek denemesi başına elde edilen ve sağlıklı tek bir bebeğin canlı doğum oranıdır. Çoğul gebelikler günümüzde riskli gebelikler olarak kabul edilip, embriyoların mümkün olduğunca tek tek transfer edilmesi dünyada genel bir eğilim haline gelmiştir.

Tüp bebekte başarı şansını belirleyen pek çok değişken vardır ancak bunların içinde en önemlileri kadın yaşı ve yumurtalıkların kapasitesidir. Genç ve yumurtalık kapasitesi yüksek olan kadınlarda toplam gebelik oranı diye tabir edilen bir yumurta toplama işleminden elde edilen tüm embriyoların sırası ile transfer edilmesi sonrasında doğum ile sonuçlanan gebelik oranları daha yüksek iken kadın yaşının 40'ın üzerinde olduğu durumlarda doğum ile sonuçlanan gebelik oranları düşmekte ve 45 yaşından sonra ise çok düşük değerlere ulaşmaktadır. Bu sonuçlar ne yazık ki takviyeler veya yumurtalık içine uygulanan 'gençleştirici' ajanlarla değişmemektedir. AMH yumurtalık rezervini gösteren en güvenilir belirteçlerin başında gelmektedir. Düşük bir AMH düzeyi gebelik olur veya olmaz diyememekle beraber yumurta toplama işleminde çıkacak yumurta sayısının az olacağına işaret eder. Sperm kalitesi de embriyo kalitesini ve gebelik şansını doğrudan etkileyen bir faktördür. Menide çok az sayıda sperm varlığında veya testislerden sperm elde edilmesi gerektiği durumlarda embriyo gelişimi olumsuz yönde etkilenmektedir.

Yumurtalık rezervi tecrübeli bir hekimin vajinal yol ile yapacağı bir ultrasonografi incelemesinde yumurtalıkların içerdiği antral folikül sayısı ve bu foliküllerin dağılımının değerlendirilmesi ile belirlenir. İlerleyen yaş ile birlikte yumurta havuzunda kayıp olmakta, buna paralel olarak yumurtalık hacminde küçülme, antral folikül sayısında azalma olmaktadır. Ultrasonografiye ek olarak anti-Mullerian hormon (AMH) yumurtalık kapasitesini en iyi yansıtan belirteçtir. Düşük AMH değerleri tedavide yumurtalıklardan alınan yanıtın düşük olacağını öngörerek tedavi protokolünü bu duruma göre şekillendirmemizi sağlar.

Daha önce başarısız IVF denemesi olan hastalarda bir sonraki tedavide başarı şansını belirleyen en önemli faktör ilk tedavideki yumurtalık yanıtı ve embriyo kalitesi bilgisidir. Yeni bir tedavi planlanırken önceki tedavi sürecinde elde edilen veriler göz önüne alınarak yumurtalıklardan en sağlıklı ve en iyi sayıda yumurtanın nasıl elde edilebileceği planlanır. Az yumurta eldesi veya kötü kalitede embriyo gelişimi öyküsü hasta ile ilişkili sebeplerden kaynaklanabileceği gibi uygulanan tedavi protokolü ve ilaç dozları, laboratuvar koşulları ile de ilişki gösterebilir. Başarı elde edilememesinin diğer nedenleri arasında miyomlar, polipler, tıkalı tüpler, rahime ait şekil bozuklukları, rahim içi yapışıklıklar sayılabilir. Varsa bunların düzeltilmesi sonrasında gebelik şansı artacaktır. Pıhtılaşma bozuklukları (doğumsal veya edinsel) ve bağışıklığın araştırılması gibi ek testler ve değerlendirmeler rutin olarak önerilmemektedir. Her ikisi için de sebep sonuç ilişkisi belirsizdir.

Embriyo transferi sonrası embriyonun rahim içerisine tutunmasını desteklemek amacıyla başta progesteron hormonu olmak üzere çeşitli destek ilaçlar kullanılır. Arkasında bilimsel kanıt olmayan ilaçların kullanımı (Aspirin, kan sulandırıcılar, rahim kasılmasını engelleyen ajanlar, bağışıklığı baskılayan ilaçlar vb.) veya mutlak yatak istirahati embriyonun tutunma şansını artırmayacağı gibi, gereksiz endişe ve masraf yaratacaktır.

Maliyet ve SGK Desteği

Tüp bebek tedavisinde, tüp bebek raporu (3 imzalı) çıkartılarak devlet desteği alınabilir. Bu raporun çıkartılması için, rapor çıkartma yetkisi bulunan merkezlere başvurulması gerekir. Raporun çıkartılması için tüp bebek yapılmasının gerekli olduğu doktorunuz tarafından tespit edilmelidir. Rapor çıkartmak için, iki eşten birinin en az 5 yıllık sosyal güvenlik kurumuna ait hizmeti ve en az 900 gün prim gün sayısına sahip olması, kadın eşin gebe kalmaya engel herhangi bir hastalığa sahip olmadığını belirten bir muayene olması gerekir. Sonrasında uygun görülür ise SGK raporu çıkartılabilir.

Burada çiftlerin tüp bebek tedavilerindeki tıbbi öyküsü ve mevcut durumu önem taşır. Doktor değerlendirmesi sonrasında gebelik şansını arttıran farklı yöntemler ya da mevcutta gebelik sağlanması için zorunlu işlemlerin yapılması gerekebilir. Laboratuvar ve embriyoloji ile ilgili olan hizmetler, genetik ve ileri tanıya bağlı hizmetler, dondurma ve saklamaya bağlı hizmetler ve rahim hazırlığına bağlı hizmetler olarak sınıflandırabilir. Bu işlemler arasında Embriyo Glue, Mikroçip tekniği, IMSI, genetik amaçlı embriyo biyopsisi, histeroskopi/histeroskopik polip alınması gibi işlemler sayılabilir.