Adenomyozis Nedir?
Adenomyozis, endometrium olarak tanımlanan rahim iç duvar dokusunun myometrium olarak tanımlanan rahim kas dokusu derinlikleri içerisine girerek orada genellikle kistik oluşumlar ve neticede normalden büyük bir rahim görüntüsüne yol açtığı iyi huylu bir jinekolojik durumdur. Genellikle kirklı yaşlardan sonra görülmesine karşılık %5-25 hastada 39 yaşından önce tanı konulabilir. Adenomyozis ile endometriozis (%65-70 sıklığında) ve myom (%35-55 sıklığında) aynı hastada birlikte görülme olasılığı söz konusu olabilir.
Adenomyozis Nasıl Oluşur?
Adenomyozis oluşumu ile ilgili net bir görüş birliği mevcut olmamasına karşılık esas olarak rahim iç duvar dokusunun rahim kas tabakasına göç etmesine yol açacak bir sürecin rol alacağı hipotezi öne çıkmaktadır. Bu aşamada birden çok doğum öyküsü, 40 yaş üzeri, sezaryen öyküsü ya da rahim ameliyatları, adenomyozis oluşumunda rol alabilen risk faktörleri arasında sayılabilir.
Adenomyoziste Hangi Bulgular Mevcuttur?
Her ne kadar hastaların yaklaşık üçte birinde adenomyozis herhangi bir bulguya yol açmazken, bulguları mevcut olan hastalarda en sık süregelen kasık ağrısı, ağrılı adet görme, yoğun kanamalı adet dönemleri ve kısırlık ile karşılaşılabilinir.
Adenomyozis Tanısı Nasıl Konulur?
Adenomyozis esas tanısı rahim dokusunun mikroskopik incelenmesi neticesinde konulabilmesine karşılık günümüzde rahim ameliyatı olmadan ultrasonografi ya da magnetik rezonans görüntüleme eşliğinde yüksek oranda tanı konulabilmektedir. Normalden büyük bir rahim, rahim kas tabakasında kistik alanlar, kalınlaşma, rahim iç duvarında düzensizlikler tanıda yer alan görüntüleme bulguları arasında sayılabilir.
Adenomyozis Nasıl Tedavi Edilir?
Adenomyozis tedavisi her hastaya göre bireyselleştirilerek, tamamen hastalığın belirti ve bulgularına göre planlanmalıdır. Tamamen sessiz seyreden ve kısırlık sorunu yaşamayan kadınlarda belirli aralıklarla takip uygun yaklaşım iken, adet düzensizliği ve yoğun kanamaları mevcut hastalarda hormonal ilaç tedavileri, hormonlu spiral ya da bazı durumlarda cerrahi bir seçenek olabilir. Kısırlık şikayeti ön planda olan hastalarda, baskılayıcı hormonal tedaviler ya da bazı durumlarda cerrahi her hastada bireysel değerlendirilerek kararlaştırılmalıdır.
